SELÇUKLU TAÇKAPI GELENEĞİ

Geleneksel süsleme sanatları içinde belki de en geniş konulardan biridir, taçkapılar… Taş, tuğla ve benzeri, kaba ve işlemesi zor malzeme üzerinde bu denli ince dokunuşlar, elbette derin bir medeniyetin izleri olarak düşünülmeli. Selçukluların mimarî eserlerinde izlediğimiz girift ve stilize bezemeler, âdeta kültürün ve saltanatın muhtevasını da yansıtan ana kaynaklar arasındadır.

 

 

1071’de ve devamında Anadolu’yu da bir Türk yurdu hâline getiren mücadeleler, arkasında taşa, toprağa ve bölgenin manevî dokusuna gelenekten beslenen bir karakter kazandırdı. İslâm inancıyla da sentezlenen bu taş süsleme üslûbunda geometrik desen kullanımı oldukça yaygın. Geometrik şekillerin iç içe ve birbirini tekrar ederek uzayıp giden bir sonsuzlukla ele alınması, kararlı bir toplumsal bilinci de yansıtıyor. Taç kapılar, bugün de bazı yapı kompozisyonlarında karşımıza çıkmaktadır. Fakat en ihtişamlı ve incelikli örneklerini Selçuklularda – özellikle de – Anadolu Selçuklularda görüyoruz.

Türklerin tüm çağlar boyunca değişen – gelişen ve eklemelerle devam eden; inanç, kültür, sanat ve toplumsal yaşam standartları, ana hatları itibariyle değişmez bazı mutaları gözler önüne seriyor. Bunlardan ilki; geçmiş saltanatların bıraktığı kültürel mirası her gittikleri yere taşımaları ve diğeri; yerleştikleri coğrafyada buldukları değerleri (belli bir asimilasyona tabi tutarak) kendi benliklerine dâhil etmeleri…

Bu ölçüde elbette Anadolu’da karşılaşılan kompozit kültürel miras, Selçuklu’nun da kimliğinde bazı dokunuşlara neden olmuştur. Fakat değişmez bir kararlılıkla sürdürülen geleneksel sanat yansımaları da hiçbir zaman geri planda kalmadan günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

 

 

Taçkapı Nedir?

Mimarî bir unsur, bir süsleme alanı, yapısal bir eleman vb. tanımlamalar, taçkapıyı açıklamada uygun fakat yetersiz olacaktır. Daha incelikli bir yaklaşımla; çeşitli yapı tasarımlarında dönemin ve kültürel ihtişamın bir inikası, yapılarda amacı güzelleyen bir ön gösteri, insanın acizliğini anlatan bir kompozisyon ve manevî değerleri vurgulayan bir ifade alanı olarak özetlemek mümkün.

Teknik bağlamda taçkapılar; arkasında bekleyen ana yapı hatlarından çok daha yüksek boyutlarda ve avlu duvarlarından dışa taşkın bir formda tasarlanmaktadır. Dış cephe süslemesinde belirleyici ve en göz alıcı yapı elemanı olarak dizayn edilirler. Abidevî kurgunun ön plana çıktığı bu giriş unsurları, farklı kültür ve uygarlıklarda da çeşitli formlarda karşımıza çıkıyor. Fakat Selçuklularda tercih edilen yoğun tezyinat ve görsel algı endişesi, bu formun daha yüksek bir sanat değeriyle uygulandığını gösteriyor.

Ana malzeme kullanımında taş, mermer sıklıkla tercih edilirken tuğla ve alçı örnekler de görmek mümkün. Taçkapı yüzeyinden içeri doğru oyulan niş, genellikle mukarnaslı olarak dikkat çekiyor. Geometrik biçimlerin farklı yorumlanmış bir versiyonu olan mukarnas süsleme, İslâm sanatında sıklıkla kendine bir alan bulmuştur. Selçuklunun taçkapı niş süslemesi olarak karşımıza çıkan bu form, zaman zaman cami ve benzer yapıların sütun başlıklarında ve kubbe geçişlerinde de seyirlik bir değer taşıyor.

Bu ihtişamlı giriş kurgusunun en göz alıcı tarafı ise nişi üç taraftan kuşatan bordür kuşakları. İki yanda ve bir üstte olacak şekilde şeritler ve bu şeritlerin yüzeyinde çeşitli figüratif süsleme ögeleri… Bordürlerde kimi zaman yazı tercih edilirken kimi zaman geometrik bir ifade biçimi tercih ediliyor. Bazen bu şerit yüzeylerde bitki formlarının gerçeğine yakın bir stilizasyonunu görmek ve bu çeşitli ögelerin bir sentezine rastlamak yüksek ihtimal…

 

 

Selçuklu Sanatı ve Taçkapılar

Selçuklu sanat ansiklopedisi, alabildiğine uzayan ve her biri tez niteliğinde maddeleri ihtiva eden bir nitelik ve nicelik taşır. Bu derin anlam ve gösteri iklimine sahip kültürel alan, çok yönlü araştırmalara konu olmuş ve olmaya da devam edecektir.  Büyük zaferler ve bugünkü Türk toplumuna yön verir boyutta fetihlerle dolu bir uygarlık tarihi, aynı nispette erkini ve ruhunu yansıtan eserleri barındırıyor. Selçuklu sanatının içinden çekip aldığımız ve alt anlamlarını irdelemeye çalıştığımız taçkapı geleneği de bahsi geçen sınırlarda derinliğe sahip.

Bir süsleme alanında pek çok motif izleyicileri karşılar. Selçuklu taç kapılarında hat sanatının örnekleri kadar, palmet – rumî ve kıvrık dallar dikkat çekici. Bazı örneklerde farklı bitki türlerindeki yaprak desenleri, uzayıp giden ve gerçek düzeninden ayrılan bir üslûpla ele alınmış. Bitkisel örneklerin daha geometrik biçimlere yakın ele alınışı, yine geleneksel İslâm süslemesinde rağbet gören bir uygulama. Bu süsleme geleneğinde dikkat çeken bir diğer husus, taçkapılarda ağırlıklı uygulamaların mihrap ya da geçiş ögelerinin tasarımında da tekrar edilmesi. Bir çeşit bütünlük ve anlam taşıyan bu yöntem iç ve dış yüzeylerin birbirini tamamlaması olarak da düşünülebilir.

Taç kapıların her iki yanına konuşlandırılan minareler, ekseri medrese tipi yapılarda karşımıza çıkıyor. Kapının üzerinden yükselen çift minare uygulaması, Anadolu Selçuklularında yaygın bir karakter.

 

 

Taçkapılarda Ana Unsurlar

Taçkapı tasarımında bütüne vardıran belli başlı organizmalar bulunuyor. Bu minvalde kurgulanmış bir yapı girişinde, çeşitli süsleme ögeleriyle derince bir niş ilk karşılamayı yapar. Bu nişi, kuşaklarla meydana getirilmiş ve kavsara ile detaylandırılmış bir çerçeve ögesi tamamlar. Kapının en üst bölümünde saçak olarak adlandırılan ve süslemenin devam ettiği bir bitiş vurgusu bulunmaktadır. Silme ve oluklardan müteşekkil bu saçak unsuru, işlevsel ve görsel bir etkiye sahip. Bunlardan başka, kapının her iki yanına hareket kazandıran sütunceler bulunmaktadır. Bu bölüm, bir taşıyıcı öge olan sütunun, süsleme amaçlı minimal örnekleri olarak değerlendirilebilir.

Taçkapılarda asıl giriş kısmı olan ve bir kemerle beslenen süslü niş alanına geçmeden önce, kapının yan kanatlarında ve iç kısma gelecek şekilde yan nişler göze çarpmaktadır. Bu alanlarda da farklı tezyin unsurlarına rastlıyoruz.

Abidevî giriş kapıları, yüksek görsel zevk sunumu ve içerdikleri anlam itibariyle oldukça yüksek bir sanat geleneğinin yansımalarıdır. Selçuklu’nun bu göz kamaştıran süsleme sanatını;

  • Erzurum Çifte Minareli Medrese
  • Divriği Kale Camii
  • Sivas Gök Medrese
  • Erzurum Yakutiye Medresesi
  • Konya Sırçalı Medrese
  • Konya Karatay Medresesi

gibi daha pek çok örnekte gözlemlemek mümkün.

 

 

Kaynak ve Yazı Sahibi

Pir Tarih: Ahsen İlhan

 

ASLANAPA, Oktay; Türk Sanatı

ÖNEY, Gönül; Anadolu Selçuklu Mimarisinde Süsleme ve El Sanatları

http://www.tyb.org.tr/konya-subesinde-selcukluda-tackapilar-konusuldu-36504h.htm

ERTUNÇ, Çiğdem Önkol; Anadolu Selçuklu Taçkapıları Süsleme Şeritlerinde Tezyinat, Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi Mart/2016,

KARADAŞ, Şükriye; Anadolu Selçuklu Mimarisi Taçkapı Bezemelerinde Rumi Motifi, www.ismek.ist/blog