POMPEİ ŞEHRİ

Pompeii İtalya’nın, Napoli şehrine 25 ila 30 km. uzaklıkta bulunan bir şehridir.  Şehrin, M.Ö. 5000 yıllarında kurulduğu tahmin edilmekte. Şehrin sahip olduğu ün, şehirde bulunan ”Vezüv” yanardağından gelmektedir. Yanardağın sahip olduğu ün ise, M.Ö. 79 yılında harekete geçip aşırı şiddetle patlamasındandı.

Şehir konumu olarak, o zaman diliminde zengin, denize ve Capri adasına yakın muhteşem bir yerdi. Ticaretin üst düzey yaşandığı bir yer olan Pompei’ de, İtalya’nın burjuva sınıfı, aristokratları-idarecileri ve zenginleri yaşam sürmekteydi. Şehir ayrıca eğlence, kumar ve fuhşun merkeziydi.

 

 

PATLAMA

24 Ağustos M.Ö 79 yılı, Vezüv yanardağı aktif hale geçti. Kısacık bir zaman içerisin de şehir adeta taş kesildi. Püskürtme durumu iki gün sürdü. Takribi 20.000 bin insan lavların içinde kavruldu. Şiddetinin bir diğer göstergesini insanların 2000 yıl boyunca, küllerin altında kalmasından anlayabiliriz. Şehir yaklaşık 6 ila 8 metre derine kadar, lavlarla gömüldü.

Bu bulgulara ise, 18. yüzyılın başlarında bir İtalyan köylüsünün tarlada çalışırken kazmasını vurduğu yerdeki rastladığı duvardan ulaşıldı. Bu duvarın izi sürüldü ve bulguların tamamına ulaşılmış oldu. Şehri şu an gezenler dahi; forum, amfi tiyatro, bazilika, cadde, atölye, hamam, değirmen, kumarhane vs. gibi birçok yapıyı görebilmektedir.

 

 

 BİLİMSEL OLARAK

Etnograf Prof. Dr. Carlo Giardano’nun aktardıklarına göre;

‘‘O gün öğle sıraları volkanın ağzından ani olarak yükselen bir kül bulutu, birkaç saat içerisinde bütün Pompeii’yi kapladı. Böylece şehir çok uzun bir sessizlik uykusuna girdi. Şehrin uykusu, taşları, eşyaları ve sanat eserlerini yeniden hayata kavuşturan kazılara kadar yüzyıllar boyu sürdü. Burada yaşayan binlerce insanın tehlikenin bu kadar yakınında oldukları halde gafil avlanmış olmaları o tarihlerde Vezüv’ün bambaşka bir manzara altında olmasından ileri gelmiştir.’’ pompeii’ de bunlar yaşanmıştı.

Vezüv, bu patlamasından daha önce de patlamıştı. Buna rağmen Napoli körfezine ve Capri adasına baktığı için devamlı deniz kokulu esintiler altındaydı. Diğer bir yandan o tarihlerde yeryüzünde hiçbir insan yaşamıyordu.

Bu püskürmeyi ise çok sonra Yunan çoğrafyacısı Strabon, kraterleri inceleyerek keşfetmişti fakat bundan bahsetmeyi uygun bulmamıştı çünkü söyleseydi dahi ona kimse inanmazdı.

M.Ö. 62’de neredeyse bütün şehri tamamıyla yıkan bir zelzele meydana geldi. Bu zelzele dışında, sıklıkla daha küçükleri meydana geliyordu. Aslında bunların hepsi bu patlamanın habercisiydi fakat insanlar o kadar alışkındı ki bu duruma dikkate almamıştı bu zelzeleleri.

19. yüzyılın ortalarında, İtalyan bilim adamı Giuseppe Fiovelli, taşlaşan şehrin arasında bir boşluğa denk geldi. Bu boşluktan kalıplar çıkardı ve gördükleri karşısında gözlerine inanamadı… her şey taşlaşmıştı, akıllara gelebilecek her şey. İnsan suretleri bile. Bunların dışında, insan vücutları, atlar, köpekler, çocuğuna sarılmış anneler bulmuştu. Bu bulgular günümüzde Napoli müzesinde sergilenmeye devam etmektedir.

 

KONU HAKKINDA BAZI GÖRÜŞLER

Bilimsel açıklamaların dışında, Müslümanlar inançları gereği ve Lut Kavminin durumundan yola çıkarak Pompeii’de yaşananları, kumar, fuhuş, insan kavgası ve her türlü ahlaksızlıklarına karşılık cezalandırıldıklarını ve taşlaşma olayının da insanlara, Lut kavminde ki gibi ibret olması için yaşandığını düşünüyorlar. Diğer bir yandan normal koşullar da lav püskürmesiyle insanların tamamen yok olacağı ve taşlaşamayacağı bilimsel bir gerçekti. Bu durum, bu görüşe katkı sağlamakta fakat yine de bilimsel olarak ispat edilmiş herhangi bir bilgi-bulgu bulunmamaktadır.

   KAYNAKÇA 

Carlo Giardiano-‘’The News Pompeii, Herculaneum and in the cities o Campanya Felix’’

Büyük Larousse-C.18.

Ana Britannica-C.25.

Wikipedia