MÜSLÜMAN ALİMLER

Deneme-Yanılma-Araştırma-Sorgulama-Maddiyat-Düşünce Özgürlüğü

Yukarıda ki etmenlerin tamamının olduğu bir yerde, elbette buluşlar, icatlar, keşifler kaçınılmaz olacaktır.

Tabii bu yüzeysel bir tespit. Kalıplaşmış olarak bilimin sonuca ulaşma evreleri ise;

1. Problemi belirlenmek

2. Gözlem yaparak veri toplamak

3. Verilere dayanarak hipotez kurmak

4. Deneylerle hipotezi sınamak

5. Gözlem ve deney verilerine göre sonuca varmak.

 

 

Sonuç Olarak;

Gözlem yapılarak elde edilen veriler, değerlendirilerek hipotez oluşturulur. Bu arada hipotez ise problemlere getirilen geçici çözümün ismidir.

 

Giriş

İnsanoğlunun süregelen ve bitmeksizin devam eden ihtiyaçları doğrultusunda-ve tabii evrende ki arayışı, yaradılışın sırrı, var olan canlılar üzerinde ki döngü hakkında ki merakı zamanla, insanoğlunu araştırmalara yönlendirmiş ve buluşlarla-icatlarla bu macerasını taçlandırmıştır.

Astronomi-Fen-Anatomi-Matematik-Tarih-Sosyoloji vs.

Bilim dallarına birkaç örnek.

İnsanlığın kayıtlara geçmiş bilim adına yaptığı ilk araştırmalar, milattan öncesine dayanmaktadır.

Milattan Önce 4200’ler de Mısırlılar tarafından bulunan ilk duyarlı takvimle başlayan serüven, günümüzde hala devam etmektedir. Yine Milattan Önce 3200’ler de Mezopotamya ve Orta Avrupa’da tekerlek, Mezopotamya ve Sümerler’ de yazı kullanılmaya başlandı. Hiyeroglif denen yazı sistemi(Mısır), ilk alfabe(Mezopotamya, Ugarit) ,ilk para(Lidyalılar-Anadolu) ve 200’ler de Archimedes kaldıraç yasasını buldu. Burada öne çıkan yer Mezopotamya. Diğer bir deyişle Mezopotamya’ya, medeniyetler de olduğu gibi bilimin beşiği de diyebiliriz.

Bu arada, kanımca en dikkat çekici olanı ise milattan önce ki icatlar-buluşlar-keşifler arasında, çizdiği Dünya haritası ile evet, çizdiği ‘’Dünya Haritası’’ ile, Pîrî Reis’den önce gelen fakat pek de Pîrî Reis kadar başarılı bir çizime sahip olmayan Heredotus geliyor. (Bu durumu dönem şartları ile yorumlayabiliriz tabii.)

 

HEREDOT’UN ÇİZDİĞİ HARİTA MODELİ

 

Milattan Sonra

Milattan sonra ise bilim konusunda daha da ustalaşmış bir insanoğluyla karşı karşıyayız.

Logaritma Cetveli, Gözlük(lens), Buharlı Makina, Aşı, Cebir, Telgraf, Güneş Sistemi vs. birkaçı bunların.

Dünya Haritasını çizdik, bi’ duralım artık bu kadarı kâfi demek hiç yok. Hız kesmeden yaradılıştaki sırrı-evren döngüsünü ve ihtiyaçları bitmeyen insanoğlunun araştırmaları tam gaz devam ediyor.

Heredotus’tan sonra başka bir bilim dalına girmek tabii yanlış olur. Kimden bahsedeceğimiz de malûmunuz. Pîrî Reis. Bir deniz adamı olan Pîrî Reis, tarihte ilk kez ‘’Dünya Haritası’’ çizen kişi olarak tarih kitapların da yerini bulur. Yapmış olduğu seferlerinde edindiği gözlemleri sonucu çizdiği bu haritada, Atlas Okyanusu, İber Yarımadası,  Afrika’nın batısı ile Amerika’nın doğu kıyıları mevcut fakat günümüz deelimizde ki haritada çizilenin sadece üçte biri mevcut.

Hayatta Matematik Ne İşimize Yarayacak Hocam

Farslı bilim adamı Harezmî için günümüzde ki matematiğin denklem alanında adeta öncüsüdür diyebiliriz.

‘0’ rakamını ve ‘x’ bilinmeyenini dünya da ilk kullanan kişiden bahsediyoruz. Bununla paralel olarak astronomi gelişmiş, 1453’de Polonyalı bir keşiş olan Nicolas KOPERNICUS ‘’Dünya ve Güneş Sistemi’’ kuramını ortaya atmıştı. Bundan daha öncesinde ise 9. ve 10. yüzyıllar arasında yaşamış olan Battanî’ye değinmeden olmaz. Özellikle astronomi alanında çığır açmış bir bilim adamı olan Battanî’nin, tarihteki en büyük başarısı ise yaşanılan bir güneş yılını, 365 gün 5 saat, 46 dakika ve 24 saniye olarak ölçmesidir. Bundan tam 1000 yıl önce hesaplamış olduğu 1 güneş yılı bugün, 365 gün, 5 saat, 46 dakika ve 46 saniyedir. Bu hesabı 1000 yıl önce yapmış olmasını göz önüne aldığımızda, Battanî’nin 22 saniyelik sapmasının olağan bir durum olduğunu söylemek yanlış olmaz ve tabii büyük bir başarıya imza attığını da söylemek.

Evren-Kainat Bir Tek Bizim İçin Mi?

965-1051 yılları arasında yaşamış olan İbn Haysem, muhtemelen evrende ki arayış ve sorgulayıştan yola çıkmış olacak ki, gözlerini daha yukarıya çevirmiş ve görebildiklerinden fazlasını görmek isteyerek, evrende başkasının olup olmadığını merak etmiş. Kuru kuruya bir merakla kalmayan bu durumu, teleskobu bularak taçlandırmış. Tarihler 1592’yi gösterdiğinde ise, Dünya yuvarlak iddiasın da bulunan Galileo, tam tamına bu tarihte 30 kez yakınlaştırma özelliğine sahip teleskobu icat etti. Akabinde 1618’de, Johannes KEPLER Güneş Sistemi’nin yasalarını keşfetti. Günümüzde ise 51. Bölge başta olmak üzere uzaylılar ilgili birçok spekülasyon mevcut.

Yerden Biraz Yüksekte Gözden Kaybolmadan

İlk uçuş denemeleri bilinenin aksine Hezârfen Ahmed Çelebi tarafından değil İsmail bin Hammâd el-Cevherî tarafından gerçekleştirilmiştir. Uçan kuşları ve İsmail Cevherî’nin başarısız denemelerini inceleyen Hezârfen ise yapmış olduğu yapay kanatlarla lodoslu bir İstanbul gününde, Galata’dan Üsküdar’a kadar olan 3358 metreyi, başarıyla uçarak tamamlamıştır. Tabii dönemin şartları bu tarz gelişmeleri olumlu karşılamamış olacak ki bu işin devamı gelmemiş. Buradan doğan boşluğu hem İsmail Cevherî’nin, hem Hezârfen’in denemelerini inceleyen Wright kardeşler, motorla beraber uçuşu birleştirip, profesyonel anlamda uçuşu gerçekleştirmişlerdir.

 

 

Tarihler 1800’leri göstermekte. İngiliz Richard Trevıthcık ray üzerinde 16 km/saat hızla giden ilk lokomotifi icat etti. Motor’la beraber Henry Ford şu bilinen Ford model arabaları üretti. İlk trafik kazası ise 1888’de oldu.

Tüfek İcat Oldu Mertlik Bozuldu

Aslında tam olarak tüfek değil de barut icat oldu mertlik bozuldu desek daha doğru olur zira barutu savaşlar da silah olarak kullanabilen devletler, yaklaşık 1300-1600 yılları arasında yani bütün Dünya’ya yayılmadan önce ki dönemden bahsediyoruz-bu kullanım şekli, karşı tarafa ezici bir üstünlük sağlamıştır. Yavuz Sultan Selim’in meşhur Sina Çölü’nü geçtikten sonra bu başarısının üzerine bir de barutu etkin bir şekilde kullanması savaşı en az zaiyatla ve ezici bir üstünlükle kazanmasını sağlamıştı fakat profesyonel anlamda silah kullanımından bahsedersek, atomu parçalayan Alber Einstheın’dan sonra tarihler 1836’yı gösterince ABD’li Samuel Colt kendi adını verdiği tabancayı tasarladı. Tabii ardından makinalı tüfekler vs. geldi. Şu meşhur Thompson 1928’e, diğer bir adıyla ‘’Hitler’in Testeresine’’ değinmeden geçmek olmaz.

Girişte Metal Eşyaları Kutuya Bırakalım

Şu meşhur x-ray cihazları. 1895 yılında Wilhelm Conrad, bu cihazın temeli olan x ışınlarını keşfeder lakin sadece bir keşiften bahsediyorum. Bunun kullanımı yani elde edilmesi konusuysa, o dönem Askeri Tibbîye son sınıf öğrencisi olan Esad Feyzi Bey’e ait. 1897’de Dömeke Meydan Savaşı- Yunanlılarla aramızda vuku bulan savaş da, yaralanan bir askerimizin kolunda ki mermi yerini tespit etmek için x ışınlarını kullanır Esad Bey.

 

 

Bu kullanım, Dünya üzerinde x ışınlarının sağlık üzerinde kullanımı yönünde bir yönlendirme niteliğine sahip ayrıca o dönem de yapılan icatların kullanımı gibi her zaman karşı tarafa üstünlük kurma amacı gütmesi değil yardım amacı taşıması yönüyle de farklılık arz etmektedir.

1900’ler de ise insanoğlu icatların yanı sıra organ nakilleri, uzaya yolculuk, uzay da yaşam belirtileri,  uzun menzilli silah-roket, yazılımlar, işletim sistemleri geliştirdi-gerçekleştirdi. Radyo ve televizyonun ardından renkli yayın, birden fazla kanal sayıları, internet girdi hayatımıza.

 

   Kaynakça

http://www.tarihiolaylar.com/galeriler/tarihe-damgasini-vurmus-musluman-bilim-adamlari-581

https://tr.wikipedia.org/wiki/İslam%27ın_Altın_Çağı_dönemi_bilim_insanları_listesi

www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=070459

https://tr.wikipedia.org/wiki/Henry_Ford

www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=6569

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir