Irkçılığa Karşı Mücadele: Nelson Mandela

8 Temmuz 1918 yılında Güney Afrika’nın Doğu Kap şehrine bağlı Mvezo köyünde doğdu Thembu kabilesinin şefi Gadla Henri Mandela’nın oğlu olarak dünyaya geldi. Kabile dilinde ki adıyla ‘’Madiba’’ olarak da bilinir.

 





Liseyi bitirdikten sonra Fort Heyr Üniversitesi’ne girdi ve burada eğitimine devam ederken siyasi olaylara karıştı. Bu olaylardan Bir öğrenci boykotuna karışması ve bunu organize etmesi gibi gerekçelerle yargılanıp okuldan uzaklaştırıldı. Transkei ‘den ayrılarak Transvaal’a gitti. Burada bir süre madenlerde polis memurluğu görevini yaptı. Tabii yarım kalan eğitimi de uzaktan eğitim yoluyla tamamladı. 1942’de Vitvaterstrand Üniversitesi’nde hukuk bölümünü bitirdi ve avukat oldu. Burada ki göze çarpan detay ise ilk siyah avukatı unvanını almasıydı ülkede.

Avukatlığıyla beraber Güney Afrika Cumhuriyeti’nin başkenti Johannesburg’ta hayatını devam ettirdi. Burada sömürgeciliğe, ırkçılığa karşı olan fikirlerinin örtüştüğüne inandığı ANC (Afrika Ulusal Kongresi) partisine katıldı. Ocak 1962’de kendisine destek aramak için ülke dışına çıktı, İngiltere ve Afrika ülkelerini dolaştı. Afrika ülkeleri ile sosyalist ülkelerden silah ve para yardımı temin etti. Ulusal Parti, Apartheid’ı 1948’de uyguladığında, ANC’nin 1952’deki Başkaldırı Mücadelesi (Defiance Campaign)’nde göze çarptı ve Halk Kongresinde buna bağlı olarak Transvaal ANC koluna başkan olarak seçildi. Ülkeye dönüşünde arkadaşlarıyla birlikte, izinsiz yurtdışına çıkmak, halkı kışkırtıcı eylemlere karşı teşvik etmek, birebir kışkırtıcı aktivitelerde bulunmak ve 1956’dan 1961’e kadar süren İhanet Duruşmaları’ndan dolayı 1962 yılında tutuklandı ve 1964’te ömür boyu hapis cezası aldı. Mandela cezasını önce Robben Adası ‘nda çekti. Sonrasında Pollsmoor Hapisanesi’nde devam etti. Bu esnada salıverilmesi için 1990’da yani tam 27 yıl sonra özgürlüğü için başlatılan ve bu kampanyaya onay verilmesi sayesinde 71 yaşında serbest bırakıldı.

 

 

“Mücadele benim hayatımdır. Hayatımın sonuna kadar siyahların bağımsızlığı için mücadele edeceğim.”

 

Serbest bırakıldığı zaman 71 yaşındaydı. Serbest bırakılmasına Güney Afrika siyahlarının yanı sıra kayda değer birçok beyaz da sevindi. Mandela’nın “Mücadele benim hayatımdır. Hayatımın sonuna kadar siyahların bağımsızlığı için mücadele edeceğim.” demesi, halk arasında onu sembol, simge, slogan haline getirdi.

27 yılı aşkın hapis hayatından sonra ANC partisinin artık başında olan Mandela, otobiyografisini yazdı. 1994’de tüm halkın katılım gösterdiği ayrıca dönemin başkanı F. W. de Klerk’in de katıldığı ve ANC partisinin büyük çoğunlukla kazandığı bir seçimin kurulması Apartheid’ın sona erdirilmesi için görüşmelere sebep oldu. Yine ülkesinin ilk siyahi devlet başkanı oldu. Devlet başkanı olduktan sonra ilk icraatı yeni bir anayasa oluşturmak oldu. Ardı ardına toprak reformu, yoksullukla mücadele ve sağlığın iyileştirilmesi gibi politikalar uyguladı ve  Doğruluk ve Uzlaşma Komisyonu ‘nu geçmişte yaşanan insan hakları ihlalini araştırması için oluşturdu. Frederik Willem de Klerk ile girdiği seçim mücadelesini açık ara kazandı.

 

 

Uluslararası olara Libya ve Birleşik Krallık arasında olan Lockerbie Faciası görüşmeleri sırasında arabulucu olarak rol oynadı. İkinci bir seçime katılmayı reddetti ve yerine seçimle yardımcısı Thabo Mheki geçti. Mandela daha sonra ulusal lider olarak hayır işlerinde yer aldı ve daha çok yoksullukla ve AIDS ile mücadele etti.

Mandela, anti-sömürgeci ve anti-apartheid görüşü ile uluslararası alanda beğeni topladı takibinde 1993’deki Nobel Barış Ödülü, Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı Özgürlük Madalyası ve Sovyet Lenin Nişanı da dahil olmak üzere toplamda 250’nin üzerinde ödül aldı. Kendi ülkesinde de  “Ulusun Babası” olarak görülmekte.

Mandela 2008 yılında ABD’nin terörist listesinden çıkarıldı.

8 Haziran 2013’te solunum yetmezliği gerekçesiyle hastaneye kaldırılan Mandela, 5 Aralık 2013’te hayatını kaybetti.

 





 

   Kaynak

Wikipedia

Milliyet