FATİH’İN BELGRAD KUŞATMASI

GEMİLERİ KARADAN YÜRÜTME SANATI; FATİH SULTAN MEHMED HAN

Şüphesiz İstanbul ve gemi dendiğinde akıllara ilk gelen Fatih Sultan Mehmed’in gemileri karadan yürütmesidir. İstanbul’u çevreleyen Osmanlı, gelebilecek yardımların önüne geçilmesini karadan önlemiş ama Haliç’in de geçilmeden bu fethin gerçekleşemeyeceğinin farkındaydı. Karadan atılan topların havadan ve kavisli inmesi gerektiğini gören Fatih, bugün havan topu dediğimiz ‘’Humbara’’ toplarının bizzat çizimlerini yapar ve bu toplarla Osmanlı ordusu kaleyi döver. Gedikler açılmış fakat Haliç için gerilen zincir donanmanın denize inmesini engellemişti. İşte bu anlar da vizyonunun – ufkunun genişliğini görüyoruz Fatih’in. Kızakları hazırlanıp gemiler yürütülüyor karadan. Güzergah konusunda tartışan 18. Yüzyıl tarihçilerinden Müneccimbaşı, gemilerin başta Boğazkesen Hisarı’ndan Kasımpaşa’ya uzanan bir dere yatağına döşenmiş kızaklar üzerinden kaydırıldığını belirtir, bu bilgi sonrasın da bu gemilerin Okmeydanı’nda yapılmış olabileceğini belirtir. Bir diğer taraftan bakan Bizans ve Latin Tarihçiler yazılı kaynaklarında ortak oldukları konu Sütunlar mevkiinden gemilerin karaya çıkarılıp Haliç’e indirildiği yönündedir.

Bunca çabanın sonucunu biliyoruz. Tahmin edilenden uzun sürse de kuşatma başarıyla sonuçlanmış ve peygamberin hadisi şerifi gerçekleşmiştir.

 

 

BELGRAD; GEMİLERİ İKİNCİ KARADAN YÜRÜTME

‘’Âşıkpaşazâde Tarihi’’ ya da ‘’Tevârîh-i Âl-i Osman adıyla bilinen’’, 1400 ila 1484 yılları arasında yaşamış bir Vefai dervişi olan Âşıkpaşazâde Derviş Ahmet Âşıkî’nin tarafından yazılmuş Osmanlı tarihi kitabıdır.

II. Murad ve Fatih dönemlerinde yaşamış olan Aşıkpaşazade, bu dönemler de tutmuş olduğu kayıtlarla döneme ışık tutmakta. Yazarları bilinen birkaç ’Tevârîh-i Âl-i Osman’ın yanında anonimler de mevcuttur.

Yazarların ifadesine göre İstanbul’dan üç sene sonra Belgrad kuşatmasına gider Fatih. Bölgenin coğrafyasın da bulunan ‘’Sava’’ nehri burada İstanbul’da olduğu gibi denizden gelebilecek müdaheleleri önlemeyi gerektiriyordu. Bundan dolayı Fatih Sultan Mehmed ikinci kez kızakları döşetip gemileri Sava nehrine indirdi. Denizde, karaya oranla daha çok başarı elde edilse de karadan kuşatma başarılı olmadı. Tarih anlatımında yaşadığımız nankörlükten olsa gerek ikinci kez gemileri karadan yürütme durumu tarih kitapların da yerini alamadı. Pek bilinmeyen bir durum olsa dahi gemileri karadan yürütmeyi başarmış birisi için bunu sürekli hale getirmesi gayet normal karşılanacak bir durum.

 

 

 

 

   KAYNAKÇA

tr.wikipedia.org

Aşıkpaşazade, osmanlipadisahlari.org