BİR DEHA: DA VİNCİ

BİR RESSAM – BİR MUCİT – BİR BİLİM İNSANI VE DAHASI ; LEONARDO DA VİNCİ

Başlıktaki niteliklerinden daha fazlasına sahip bir insan. Döneminin filozofu, mimarı, müzisyeni, ressamı, heykeltıraşı, botanisti, mühendisi, yazarı vs. birçok niteliğe sahip kişiliğidir.

Günümüz Floransa sınırı içerisinde bulunan Vinci kasabasında dünyaya geldi. Tam Adı “Vincili Üstad Piero’nun oğlu Leonardo” anlamına gelen Leonardo di ser Piero da Vinci’dir. Kesin olmamakla beraber bulgular doğrultusunda genç bir noter olan Piero da Vinci ile muhtemelen bir çiftçi kızı olan Caterina’nın evlilik dışı çocuğu olarak doğdu. Evlilik dışı olmasını, o dönem de evlilik dışı olan çocukların üniversite eğitimi görmemesinden yola çıkarak tanımlıyoruz. Nitekim kendisi üniversite eğitimi görmemişti. 14 yaşına kadar Vinci’de yaşadı. Daha sonrasında büyükanne ve büyükbabasının peşi sıra ölmesiyle, 1466 yılında babası ile birlikte Floransa’ya gitti.

Küçük yaşlarındayken yaptığı çizimler güzeldi. Bu çizimleri babası, dönemin ünlü ressamlarından ve heykeltıraşlarından olan Andrea del Verrocchio’ya gösterdi. Bundan sonra Verrochio, onu çırak olarak yanına aldı. Leonardo Verrocchio’nun yanında bir diğer dönemin ünlü sanatçıları olan Lorenzo di Credi ve Pietro Perugino gibi isimlerle de çalıştı. Atölye de çizimlerini geliştirmek dışında lir çalmayı da öğrendi ve lir çalmanın altından gerçekten de iyi kalkıyordu.

 

 

İŞ BAŞVURUSU OLARAK KABUL EDİLEN MEKTUP

1482’de Floransa’dan ayrıldı. Leonardo’nun Milano Dükü olan Sforza’nın hizmetine girmek için marifetlerini anlattığı ama göndermediği bir mektubu vardı. Mektupta köprüler, silahlar, gemiler, bronz, mermer ve kilden heykeller yapabileceğini anlatıyordu. Hepsi Dükü etkileyebilmek adınaydı ve tabii yapabileceğine inandığı projelerdi. Netice de Dükün hizmetine mektubu göndermekten vazgeçse de girmişti. Bu mektup ise bütün zamanların olağanüstü iş başvurusu olarak kabul edilmektedir.

Leonardo, 17 yıl boyunca Milano Dükü Sforza için çalıştı. Dükün hizmetinden, şehir Fransızlar tarafından işgal edilince ayrıldı. Dükün yanında sadece resim ve heykeller yapıp, festival organize etmek değil bunlarla birlikte bina, makine ve silah tasarımları yapmakla uğraştı. 1485 – 1490 yılları arasında mimariye ve astronomiye de yöneldi ve astronomi alanında öğrenciler yetiştirdi. Anlaşılacağı üzere ilgi alanı fazlaydı ve bundan dolayı başladığı işleri yarım kalıyordu. Bu doğrultuda 1490 – 1495 yıllarında çalışmalarını ve çizimlerini deftere kaydetme alışkanlığı kazandırdı kendisine.

 

 

MONA LİSA – SON AKŞAM YEMEĞİ

Şüphesiz, insanlık tarihinin en iyi resimlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Tarihler 1503’ü gösterirken Mona Lisa için çalışmaya başladığı söylenir. Mona Lisa bittikten sonra bu tabloyu hiç yanından ayırmadığı ve tüm seyahatlerinde, nereye giderse gitsin yanında götürdüğü bilinir. Tablodaki kişinin tarihçiler tarafından kabul edilen, Floransalı işadamı Francesco del Giocondo’nun eşi Lisa del Giocondo olduğudur. Tablonun bu kadar ünlenmesi ise garip ifadesi, gülümsemesi, belirsiz kaş ve kirpikleri ve dahası çözülemeyen sırlarıydı. Diğer bir şöhretini 21 Ağustos 1911’de, korunduğu Louvre’dan çalınmasından alır. Polis tabloyu bulmak için tablonun 6 bin 500 kopyasını el ilanı olarak Paris caddelerinde dağıtır. Tabii bu durum da resim birçok kişinin bilincine yerleşir.

Son Akşam Yemeği tablosunu ünlü yapan ise Hristiyanlığa göre, Hz. İsa’nın  kendisine ihanet eden Havarileriyle son akşam yemeğini konu edinmesiydi. Resmin daha detaylarına inince bu konuyu yer alan diğer resimlerden farkını görüyoruz. 1495-1498’de yapılan bu eserde, Hz. İsa masadakilerden birinin kendisine ihanet edeceğini söyler. Bu anda havarilerin ifadelerini mükemmel bir şekilde yansıtmıştır. Altın Oran’ın ve perspektifin başarıyla kullanıldığı bu tablo, kuşkusuz Rönesans’ın en kusursuz eserlerindendi.

 

 

SONA DOĞRU

1504’te babasının ölüm haberini aldı ve Floransa’ya döndü. Miras hakkı için kardeşleri ile mücadeleye girişti ancak bir sonuç alamadı. Daha sonrasında çok sevdiği amcası ise tüm varlığını ona bıraktı.

1506’da bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi’yle tanıştı. Hayatının geriye kalan döneminde Melzi, onun en iyi öğrencisi ve yakını oldu.

1513-1516 arasında Roma’da yaşadı ve Papa için geliştirilen çeşitli projelerde yer aldı. Anatomi ve fizyoloji alanında çalışmaya devam etti ve bu çalışmalar bilindiği üzere kadavraları gerektiriyordu fakat Papa, Leonardo’nun kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı, Leonardo ise bu yasağa uymadan çalışmalarına devam etti.

1516’da koruyucusu-hamisi Giuliano de’ Medici’nin ölümü üzerine Kral 1. Francis Leonardo’ya, Fransa’nın baş ressamı, mühendisi ve mimarı olarak ona davet gönderdi. Kral, Leonardo’nun bir hayranıydı. Bu davet üzerine Paris’in güneybatısında, Amboise yakınlarındaki Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan konağa yerleşti. Bu doğrultuda Kral sıklıkla Leonardo’yu ziyaret ederdi ve sohbet ederlerdi.

Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, bu olaydan sonra resimden ziyade bilimsel çalışmalara ağırlık verdi. Bu konuda Melzi ona yardımcı oluyordu.

Leonardo Da Vinci 2 Mayıs 1519’da Amboise’daki evinde 67 yaşındayken öldü.

Rivayete göre, Kralın kollarında can verdiği söyleniyor fakat 1 Mayıs günü kralın bir başka şehirde olduğu ve bir gün içerisinde oraya gelemeyeceği bilinmekte. Vasiyetinde ise mirasının ana kısmını Melzi’ye bırakır.

Amboise’daki Saint Florentin Kilisesi’nde tde toprağa verilir.